YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67985
KARAR NO : 2013/11284
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklar … ve … ile birlikte Adıyaman ili Gölbaşı ilçesine gittikleri, yanlarında bulunan altın olduğunu söyledikleri fakat altın olmayan sahte olan bileklik ve bilezikleri kuyumculara gidip bozdurmak istedikleri sırada yakalandıkları olayda, dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.