YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67989
KARAR NO : 2013/11262
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçi … adına kayıtlı olan … plakalı aracı … isimli Oto Kiralama Şirketinden … sahte sürücü belgesini ibraz ederek kiraladığı, sonrasında bu aracı kendi adının … olduğunu söyleyerek yanında bulunan ancak kimliği tespit edilemeyen şahısla birlikte 14.000 TL ve 1.300 USD’ye satmak için şikayetçi …’le anlaştıkları, yanındaki şahsın şikayetçi …’a ait nüfus cüzdanı ve araca ait sahte motorlu araç trafik tescil belgesini ibraz ettiği, sonrasında aracın …’e teslim edildiği, 08/12/2008 günü şikayetçi …’ in 1300 USD’yi sanığa verdiği ve 14.000 TL’yi de bayramdan sonra vereceğini söyleyerek aracın devir işlemlerini yaparken ödemek üzere anlaştıkları, 15/12/2008 günü … Oteli önüne şikayetçinin park ettiği aracın yerinde olmadığını görmesi üzerine durumu polise bildirdiği olayda,
Sanıkların kamu kurumu niteliğindeki nüfus ve emniyet müdürlüklerinin maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve araç ruhsatı ile dolandırıcılık suçlarını
işlediklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, bu fiillerin TCK.nın 158/1-d.maddesinde öngörülen kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.