YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68003
KARAR NO : 2013/11529
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, otobüs durağında bekleyen katılanın yanına gelerek nereye gittiğini sorup, gideceği yere aracıyla götürme teklifinde bulunduğu, katılanın da kabul ettiği, araç içinde birlikte giderlerken sanığın, ailesinin Hollanda Ülkesinden gelirken kaza yaptığını, 500 TL’lik adak parası vereceklerini, fakir birisini aradıklarını söylediği, katılanında mahallede iki çocuğu sakat olan bir bayanın olduğunu belirtmesi üzerine sanığın o zaman sen benim hayrıma o bayana ver dediği, katılanın da kabul etmesine müteakip, sanığın kendisinde Türk parası olmadığını, işlerinin yoğun olduğunu, hava alanına bilet almaya gideceklerini söyleyip, üzerinde bulunan Peru yazısının P harfi silinmiş 1000 Milintis Banco Central De Reseva Del Eru yazılı düşük değerli parayı verdiği, daha sonra bu paranın euro olduğunu, 1260 TL ettiğini, 460 TL’sini fakirlere vermesini, geriye kalan 800 TL parayı da kendisine iade etmesini istediği, katılanın bunu kabul edip 800 TL parayı sanığa verip düşük değerli Peru parasını aldığı, akabinde bankaya gittiğinde sanıktan aldığı paranın euro olmadığını ve düşük değerli Peru parası olduğunu öğrendiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin mahkemece doğru uygulanmış olması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.