Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/68024 E. 2013/11473 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68024
KARAR NO : 2013/11473
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık … hakkında müştekiyi kendisine ev satacaklarını söyleyerek kandırıp, 20000,00 TL parasını almak suretiyle dolandırdıkları iddiasıyla açılan kamu davasında;
12.02.2009 tarihli oturumda sanığın huzurda alınan kamera görüntüleri üzerinde yapılan teşhis işleminde tanıklar … ve …’in sanığın annelerini dolandıran kişi olmadığı yönündeki beyanları, katılanın sanığı teşhise yönelik beyanlarının tereddütlü oluşu, 12.03.2009 tarihli oturumda huzurda bulunan sanık gösterilerek yaptırılan teşhiste tanık … ‘in “dolandıran kişi farklı kişiydi. huzurdaki kişi değil” şeklindeki beyanı, katılanın,
kendisini İsmail olarak tanıtan kişi huzurda bulunan kişidir. dedikten sonra buna çok benziyordu gibi tereddüt ifadesi kullanmış olması karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından beraatına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Tanık …’ın 29.03.2006 tarihinde Cumhuruyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde, sahıslar işyerimde 5-10 dakika kadar durdular, bu şahsın yüzünede fazla dikkat etmedim. Bu sebeple fotoğraftaki kişileri teşhis etmem mümkün değildir şeklindeki beyanı karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Karar başlığında sehven 16.06.2006 olarak yazılmış olan suç tarihinin mahallinde 16.06.2005 olarak düzeltilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.