YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68031
KARAR NO : 2013/11235
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, hayvan pazarında müştekilerin sattıkları koyunlara müşteri olup pazarlık yaparak 20 adet koyunu 2.800,00.TL’ye satın alma konusunda anlaştıkları, sanıkların müştekilere 9 adet 100,00.TL ve 38 adet adet 50,00.TL’lik banknot verdikleri, T.C. Merkez Bankası’nın 25.10.2005 tarihli raporuna göre verilen paralardan 8 adet 100,00.TL ve 38 adet 50,00.TL’lik banknotların sahte olduğu ve iğfal kabiliyetinin olduğunun bildirildiği, sanıkların 20 adet koyunu … plakalı araçla Turgutlu ilçesine götürüp, … isimli şahsın evine bıraktıkları, daha sonra şikayet üzerine koyunların tespit edilip buradan alınarak müştekilere tesliminin sağlandığı, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Sanık … ‘nün savunmasında diğer sanık …’yü suçlayarak, kovuşturma aşamasında onun yönlendirmesi ile olayın ne olduğunu anlamadan ifade verdiğini ve olay yerinde kendisinin de bulunduğunu belirterek suçu üstlendiğini beyan etmesi karşısında; aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken, aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 38 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
Kabul göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.