YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7020
KARAR NO : 2011/9467
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık … Sanayi Ticaret Anonim Şirket hakkında verilen kararın temyizi üzerine yapılan incelemede;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış ve adına karşılıksız çek düzenlenen tüzel kişiler hakkında sadece güvenlik tedbiri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” öngörülmüş ise de; 20.12.2009 tarihinden önce işlenen karşılıksız çek keşide etme fiilinden dolayı TCK’nın 5 ve 20/2. maddeleri ile 5560 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak kalmaması nedeniyle, sanık şirketin beraatine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında verilen kararın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Suça konu çekin bankaya ibrazından sonra sanık tarafından konkordato talep edildiği ayrıca İİK’nun 285.maddesi uyarınca konkordato talebinde bulunan ve istemi kabul edilerek mühlet verilen borçlunun aynı yasanın 290.maddesine göre, komiser nezaretinde işlerine devam etme hakkına haiz olup, yalnızca mühlet ilanından itibaren rehin ve ipotek tesis edilmeyeceği, gayri menkul satamayacağı, kefil olamayacağı ve ivazsız tasarruflarda bulunamayacağı, aksi takdirde yaptığı akitlerin hükümsüz olacağı öngörülmüş bulunduğundan, bir alış verişin karşılığında çek keşidesi batıl tasarruflardan olmadığı gibi, bu hal sanığın korkordato talebinin kabulü ile verilen mühlet içinde keşide ettiği çekin karşılığını bulundurma sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı cihetle, yargılamaya devam olanarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.