YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9996
KARAR NO : 2011/1986
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Alanya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2004 gün, 1999/1962 Esas, 2004/1629 Karar sayılı ilamının kesinleşmesinden ve yeni Ceza Yasa’larının 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra infaz aşamasında Alanya C.Başsavcılığı’nın yapmış olduğu uyarlama talebi üzerine duruşma açılmadan evrak üzerinde verilen kararın hükümlüye 7201 Sayılı Tebligat Kanu’nun 35.maddesinde öngörülen usule göre yapılmadığının dolayısıyla da 05.08.2005 gün, 1999/1962 Esas, 2004/1629 Karar sayılı ek kararın kesinleşmediğinin, anlaşılması karşısında; bu karardan sonra yapılan tüm işlemler ile verilen kararlar hukuken yok hükmünde olduğundan temyiz isteğinin reddine dair 23.03.2007 günlü ek karar kaldırılarak 05.08.2005 tarihli önceki ek kararın temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 Sayılı Kanun’un 9/1.maddesi 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 Sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.12.2005 gün ve 162/173 Sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan Yasa’nın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkını kullanılmasın gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sanraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yapılmasının, duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir.
T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Hükümlü hakkında lehe olan Yasa’nın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp gerekçeleri de açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinde yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.