Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10131 E. 2014/1541 K. 30.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10131
KARAR NO : 2014/1541
KARAR TARİHİ : 30.01.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın sanıktan aldığı mal karşılığında 1600 TL değerinde bono verdiği, borcuna karşılık mahsup edilmek üzere sanığa 935 TL nakten ve 115 TL değerinde de mazot vermesine rağmen, sanığın bono bedelinin tamamı üzerinden katılan hakkında icra takibinde bulunmak suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; ayrıntıları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 tarih ve 1/2 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığa yüklenen eylemin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispat olunamayacağı ve elde edilen delillerin sanığın hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beratine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki hükmün (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere; “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, temyiz inceleme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 550 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.