Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10237 E. 2014/5885 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10237
KARAR NO : 2014/5885
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın yokluğunda verilen mahkûmiyet kararının Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı olarak, sorgusunda bildirdiği adresten farklı bir adrese göre tebliğ edildiği, temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 18.01.2010 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, minibüsünü satmak için … oto pazarına getirdiği, sanıklar …, …, …ve …’nın araca müşteri olarak baktıkları ve katılanla 13.000 TL’ye anlaştıkları ancak yanlarında para olmadığını, aracı …’a getirmesini parayı …’da vereceklerini söyledikleri, sonrasında katılanla beraber, katılana ait araçla…’a geldikleri ve bir eve giderek katılana kaparo olarak 250 TL verdikleri, sonrasında aracın parasını bir sonraki gün vereceklerini söyleyerek vekâleti göndermesini ve bildireceği hesaba parayı yatıracaklarını söyleyerek katılanı …’ye gönderdikleri, daha sonra katılanın sanık … adına vekâleti çıkartıp sanıklara gönderdiği ve daha sonra bankaya giderek hesabı kontrol ettiğinde paranın gelmediğini öğrendiği, sonrasında sanıkların katılanı para göndereceklerini söyleyip oyalamaya başladıkları, daha sonra sanıkların vekâletin verildiği günden bir gün sonra yani 19 Haziran 2007 tarihinde aracın satışını, tanık … isimli şahsa yaptıkları, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıklar, tanık ve katılan beyanlarıyla tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.