YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10240
KARAR NO : 2014/4859
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin kullanmakta olduğu… numaralı cep telefonuna, sanık … adına kayıtlı olduğu tespit edilen … numaralı telefondan bir adet mesaj gönderilerek “… şirketinden 15.000 TL tutarında ödül kazandığı” belirtildiği, bunun üzerine müştekinin bu numarayı aradığı, telefonu açan kişinin “bu ödülü alabilmek için bankada hesap açtıracaklarını, bunun için kimlik bilgilerine ihtiyaçlarını olduğunu” söylediği, bunun üzerine müştekinin kimlik bilgilerin verdiği, sonrasında yine karşı tarafın söz konusu ödülü alabilmek için 4 adet 250’lik kontör kartı almasını ve bunun numaralarını kendilerine bildirilmesinin istediği, ancak müştekinin durumdan şüphe edip dolandırılmak istendiğini anladığı ve karşı tarafa sizi şikayet edeceğim demesi üzerine, karşı taraftaki şahsın müştekiye hakaret edip telefonu kapattığı, söz konusu telefonun sanık … adına kayıtlı olduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanık müdafinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde,
Sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.