YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10263
KARAR NO : 2013/18045
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın TCK’nın 155/1 maddesi kapsamında 2.000 TL ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, her iki para cezasının toplamına göre, hükmün karar tarihi itibariyle miktar itibariyle kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından, mahkemenin 26.02.2010 tarihli “temyiz isteminin reddine dair ek kararı” kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … İlinde yaşayan katılanın, 2007 yılının Mayıs ayında ayağının kırılması nedeniyle bakıma muhtaç hale geldiği bunun üzerine kardeşi olan temyiz dışı sanık … ve onun eşi olan sanık …’ın katılanı … Beldesinde bulunan evlerine bakmak için getirdikleri, katılanın …’da bulunan evininin katılanın
ölmesi durumunda temyiz dışı sanık …’a kalacağı yönünde temyiz dışı sanık … ile katılan arasında ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalandığı ancak daha sonra temyiz dışı sanık … ve sanık …’ın, katılanı …’daki daireyi satması ve …’de kendi adına yeni bir daire alma hususunda ikna ettikleri, 19.07.2007 tarihinde katılanın …’da bulunan evini tanık …32.000 TL.’ye sattığı, katılanın bu parayı kendisinin üzerine …’den bir ev almak üzere sanığa verdiği ancak sanığın bu para ile eşi olan temyiz dışı sanık … adına ev satın aldığı şeklinde gerçekleşen eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.