Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10440 E. 2013/4428 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10440
KARAR NO : 2013/4428
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dikili Ağaç, Fidan veya Bağ Çubuğuna Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın daha evvelden aralarında husumet bulunan kayınbabası katılan …’e ait bahçedeki ağaçları kırmak suretiyle zarar verdiği iddia olunan olayda, mahkemece dinlenilen tanıklardan … ve …’un beyanlarına itibar edilerek ve olay tutanağı ile beyanların uyumlu olduğu gerekçesi ile suçun sübut bulduğunun kabul edilmiş olmasına göre, tebliğnamedeki beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediği ve hangi beyana neden üstünlük tanındığının karar yerinde tartışılması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş olup, mahkemenin mala zarar verme suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın katılanın kızı ile evli olup aralarında geçimsizlik nedeni ile boşanma davası bulunduğunun anlaşılması, dosya arasındaki bilgi ve belgelerden taraflar arasındaki hısımlık durumunun ve boşanma davasının akıbetinin bilinememesi nedenleriyle öncelikle nüfus kayıtları incelenip, boşanma dava dosyası celbedilerek suç tarihi itibarı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 167. maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık halinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2) Sanığın adli sicil kayıtları itibarı ile daha önce hapis cezasına mahkum olmadığının anlaşılmasına göre, pişmanlık gösterip göstermediği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, “yasal koşulları bulunmadığı” şeklindeki yetersiz gerekçe ile hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.