Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10513 E. 2014/4567 K. 12.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10513
KARAR NO : 2014/4567
KARAR TARİHİ : 12.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Emekli maaşını çekerek, evinin önüne gelen katılanın yanına gelen sanığın “Beni bankadan gönderdiler, maaşınızı eksik vermişler, paranızı verin sayayım, eksik kısmını size ödeyeyim” diyerek, katılandan 1.540,00 TL parayı aldıktan sonra “Siz banka cüzdanını hazırlayın, ben hesap makinesini alıp, geleyim” diyerek olay yerinden uzaklaşmaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2012 tarih ve 2012/3-97Esas, 2012/245 Karar sayılı kararı çerçevesinde, katılanın, zararının giderilmediğini belirtmesi, sanığın da aşamalarda zararı karşılamak istediğine ilişkin bir savunmada bulunmaması ve zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymamış olması karşısında, olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan zararın tamamen giderilmesi koşulu yerine getirilmemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin mahkeme hükmünün usul ve yasaya uygun olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.