Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1052 E. 2013/14596 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1052
KARAR NO : 2013/14596
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın katılana ait benzin istasyonunda vardiya çalışanlarının tahsil etmiş olduğu nakit para ve kredi kartı sliplerini teslim alarak bilgisayara işlemek ve banka hesabına yatırılmak üzere bir başka görevliye teslim etmekten sorumlu ön muhasebe elemanı olarak çalıştığı, son dönemde bilgisayar kayıtlarına gerçek kredi kartı sliplerinden fazla miktar girmek ve nakit tahsilatı eksik teslim etmek suretiyle 322.303,01 TL’yi mal edindiği iddiası ile yapılan yargılama neticesinde atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suç dönemini kapsayacak şekilde yapılan
tahsilatlara ilişkin firma kayıt ve belgeleri ile işyerinde kullanılan muhasebe programı üzerinde alanında uzman bilirkişi heyetine yaptırılacak inceleme ile yapılan tahsilatlarla firma kayıtlarının uyumlu olup olmadığı, sanığın iddia edildiği üzere fazla tahsilat yapıp eksik bildirimde bulunup bulunmadığının kesin olarak araştırılıp tespitinden sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.