YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10520
KARAR NO : 2014/4433
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanığın, İcra Müdürlüğü’ne olan borçlarını kapatmak için bankalardan kredi çekmeye karar verdiği, ancak borcundan dolayı bankaların sanığın kredi başvurularını reddetmesi üzerine kendisine kredi tahsisi sağlamak amacıyla aynı isim ve soy ismi taşıyan katılan …’i telefon rehberinden bulup,…’dan aradığını, kimlik bilgilerini teyit edeceğini söyleyerek katılana ait kimlik bilgilerini aldığı, daha sonra muhtara giderek kimlik kaybı başvurusunda bulunduğu, kendisine verilen üzerinde katılanın bilgilerini taşıyan belgeye fotoğrafını yapıştırıp Nüfus Müdürlüğüne başvurarak yeni bir nüfus cüzdanı çıkardığı, yine kendisine ait maaş bordrosunda da benzer değişiklikler yapıp katılan …’in bilgilerini girdikten sonra … Bankası … Şubesine müracaat edip 28.01.2008 tarihinde 10.000 TL bireysel kredi kullandığını, bu kredinin 3.917,73 TL’lik kısmını ödediği, katılan bankanın kısmi ödeme nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına muvafakat etmediği, sanığın aynı şekilde…Şubesine başvurup, 11.02.2008 tarihinde 12.750,00 TL bireysel kredi kullandığı anlaşılmakla, üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 158/1-j-son maddesi gereğince adli para cezası hesaplanırken, eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise;o takdirde tespit olunacak temel gün,suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması. suretiyle sanığa adli para cezası yönünden fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. Maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanığa adli para ceza tayin edilmesine ilişkin … Bankasına yönelik eylemi nedeniyle hükümde yer alan “5 gün”, “100 TL”, “12.750 TL” ve “22.500 Tl” ibarelerinin yerine sırasıyla “1275 gün”, “1062 gün” ve “21.240 TL”, Garanti Bankasına yönelik eylemi nedeniyle hükümde yer alan “5 gün”, “100 TL”, “10.000 TL” ve “20.000 Tl” ibarelerinin yerine sırasıyla “1.000 gün” “833 gün” ve “16.660 TL” , yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.