Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10532 E. 2014/4491 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10532
KARAR NO : 2014/4491
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müşteki …’nun …caddesinde bulunan işyerine giderek “… Parti’den geliyorum, kömür yardımı yapacağız evine gittik ancak kimse yoktu” dediği, müştekinin inanarak eşine telefon açıp durumu anlattığı ve istenilen nakliye bedelini ödemesini söylediği, bunun üzerine müştekinin evine giden sanığın, müştekinin eşi … ile görüşerek daha önce kömür getirdiğini ancak evde olmadığı için geri döndüğünü, kömürü yeniden getireceklerini söyleyip nakliye parasını isteyerek 210 TL almak suretiyle haksız menfaat temin ettiği, yargılama sırasında müştekinin zararını karşıladığı anlaşılmakla, atılı suçun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1)Sanık hakkında adli para cezası tayin edilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMUK’nın 223/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2)Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve mükerrirlik uygulamasına esas alınan Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2000/710-1111 E., K. sayılı kararı ile verilen cezanın, 19.11.2004 tarihinde yerine getirilmiş olduğu, sanığın adli sicil kaydındaki bu ve diğer ilamların süre itibariyle tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeyerek sanık hakkında 58. madde hükmünün uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki adli günün paraya çevrilmesine ilişkin kısımlara “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi ve TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.