YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10559
KARAR NO : 2014/4507
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Bankadan para çekip yolda yürüyen katılan …’ın yanına gelen, birlikte suç işleme kastı ile hareket eden sanıklardan …’nun “kapalı çarşı nerede” diye sorduğu, sanıklardan …’nin de yanlarına gelerek “kapalı çarşı …’da” dediği, sanık …’nun cebinden sarı renkli bir saat çıkararak “ben …’ya gidemem, yarım saat sonra uçağım kalkacak, cenazem var, bu saati sen al” dediği, sanık …’nin ise “üzerimde 10.000’TL lik çek var, beni bekle, ben para bulup geleceğim” diyerek yanlarından ayrıldığı, katılan … ile yürümeye devam eden sanık …’nun katılan …’a “sen garibansın, saati sana satayım, sen de satar üzerini harçlık edersin” dediği, bunun üzerine katılan …’ın saati 3.700 TL paraya satın aldığı, daha sonra saati kuyumcuya götürdüğünde katılanın saatin sahte olduğunu öğrendiği, yine bankadan para çekip yolda yürüyen katılan …’ın yanına gelen sanıklardan …’nun “… Camii nerede, onun karşısında turistlerin alış veriş yaptığı sarraf varmış” diye
sorduğu, sanıklardan …’nin de yanlarına gelerek “ne yapacaksın orada” diye sorduğu, sanık …’nun “bir saat vardı, onu bozduracağım” dediği, sanık …’nin ise “ben sarrafım, ben bakayım” diyerek saate baktığı ve “beni burada bekleyin, dükkandan para alıp geleceğim” diyerek yanlarından ayrıldığı, katılan … ile yürümeye devam eden sanık …’nun katılan …’a “bu saati 17.000 euro paraya satın aldım, şimdi cenazemiz var, oraya gideceğim, para olmadığı için bozduruyorum, yoksa bozdurmam, sen bunu alabilir misin, en az 10.000 – 15.000 eder” dediği, bunun üzerine katılan …’ın bankadan para çekerek saati 1.530 TL paraya satın aldığı, daha sonra saati kuyumcuya götürdüğünde, katılanın saatin sahte olduğunu öğrendiği, yine katılan …’ün yanına gelen sanık …’nun “ben …’da kaza yaptım, eşim beni bekliyor, …’da cenazem var, oraya yetişmem gerekiyor, aracımın tamiri için para lazım, saatimi satmak zorundayım, aslında değeri 1.000 TL, benim üzerimde 580 TL var, üzerini sen tamamla, saati sana vereyim” diyerek saati yakınan …’e sattığı, katılanın daha sonra saati kuyumcuya götürdüğünde saatin sahte olduğunu öğrendiği bu şekilde sanıkların birlikte suç işleme kastı ile hileli davranışlarıyla aslında değersiz olan saati altın saat gibi göstererek katılanları aldatıp katılanların zararına olarak, kendine yarar sağladığı eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.