Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1060 E. 2013/14961 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1060
KARAR NO : 2013/14961
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 sayılı Kanuna, 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmayacağı, hapisten çevrilen para cezalarının ise temyiz incelemesine tabi olduğu, kaldıki, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.2010 tarih ve 2010/6-90-126 E-K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirdiği, hükmün içerisinde birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekeceği, bu durumda dahi sanık hakkında aynı hüküm içerisinde verilen para cezalarının 3.100,00 TL olduğu hususları dikkate alınarak, temyiz inceleme isteğinin reddine dair 22.06.2011 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle, asıl hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ün, şikâyetçiyle yapmış olduğu sözleşmeye göre, …plakalı aracı 13.08.2009 ile 14.08.2009 tarihleri arasında bir günlüğüne kiralamasına rağmen, kira sözleşmesinin bitiminden sonra 17.08.2009 tarihinde aracı teslim ettiği, araç üzerinde maddî hasarın bulunduğu ve bunların da şikâyetçi tarafından giderildiğinin iddia edildiği olayda;
Bir başka suçtan hükümlü olarak … Kapalı Cezaevi’nde bulunan sanığın, istinabe yoluyla alınan ifadesinde savunmasını yaparak esas mahkemesinde ifade vermek istediğine dair bir beyanının bulunmaması, yokluğunda verilecek kararın kendisine tebliğ edilmesini talep ederek duruşmalardan vareste tutulma iradesi göstermesi, yargılamaya konu suç için kanunda öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan az olması hususları gözetilerek, sanığın savunmasının istinabe yoluyla alınmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığı sonucuna ulaşıldığından, bu hususta bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın aşamalardaki savunmalarında; aracı bir günlüğüne kiralamış olmasına ve buna göre ödeme yapmasına rağmen, kira süresinin bitiminde şikâyetçiyi telefonla arayarak kira süresini iki gün süreyle uzattıklarına dair aralarında sözlü anlaşma yaptıklarını, aracı teslim ettiğinde de kira parasını ödediğini beyan etmesi, 24.11.2009 tarihli görgü ve tespit tutanağında araçta herhangi bir maddi hasara rastlanmadığının belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılması bakımından, sanığın ve şikayetçinin bu konudaki beyanlarına yeniden başvurularak, kira süresinin telefonla uzatılıp uzatılmadığı, kira ücretinin ödenip ödenmediği, sanığın ve şikayetçinin buna ilişkin delillerin ne olduğunun sorulup, delil gösterilmesi halinde bunların araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığa tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası sonucu 3.600,00 TL yerine, 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.