Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10600 E. 2014/4716 K. 13.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10600
KARAR NO : 2014/4716
KARAR TARİHİ : 13.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … Kurumunda staj yaparken tanıştığı müşteki …’yı …Hükümet Konağı önünde görmesi üzerine, …Defterdarlığı’nın eleman aldığını, bu iş için bir takım belgeler ile 150 TL gerektiğini belirtip, müşteki …’a başvuru yapmak isteyip istemediğini sorduğu, müştekinin de o dönem iş araması nedeniyle sanığın teklifini kabul ederek sanığa istediği belgeler ile söz konusu parayı verdiği, akabinde müşteki …’ın bu durumu diğer müşteki olan arkadaşlarına haber vermesi üzerine sanığın bu müştekilere de kendilerini işe aldıracağını söyleyerek her bir müştekiden ayrı ayrı 150 TL para alarak T.C Maliye Bakanlığı Devlet Personel Başkanlığı Defterdarlık Maliye … başlıklı sahte sözleşmeleri tanzim edip müştekilere imzalattığı, akabinde sanığın müştekileri işe koyamadığı gibi almış olduğu paraları da iade etmeyerek haksız menfaat sağlamak suretiyle dolandırıcılık yaptığının iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ifadeleri, T.C Maliye Bakanlığı Devlet Personel Başkanlığı Defterdarlık Maliye … başlıklı sahte sözleşmeler ve tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, işe aldıracağı vaadiyle farklı zamanlarda her bir mağdurdan ayrı ayrı para alarak menfaat temin etmesi karşısında, mağdur sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden, eylemin zincirleme şeklinde tek suç kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın adli sicil kaydındaki Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2008 tarihli 2007/301 esas ve 2008/91 karar sayılı ilamının hükmün açıklanmasının geri bırakılması niteliğinde olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, tekerrüre ilişkin kısımın tamamen çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.