Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10604 E. 2014/4701 K. 13.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10604
KARAR NO : 2014/4701
KARAR TARİHİ : 13.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin, özel işlerini halletmek amacıyla Bağ–Kur binasına doğru giderken, sanığın müştekinin yanına gelerek “Amca nereye gidiyorsun?” diye sorduğu, müştekinin de “Bağ–Kura gidiyorum“ demesi üzerine sanığın, aynı yerde işi olduğunu, babasının işlerini yapacağını belirtip müştekiyle irtibat kurduğu, akabinde çay içmek amacıyla birlikte bir kahvehaneye gittikleri, daha sonra sanığın, müştekiye bir arkadaşının olduğunu, bu nedenle işlerini daha kolay halledebileceklerini, ona bakıp geleceğini, kendisinin kahvehanede beklemesini söyleyerek oradan ayrıldığı, bir müddet sonra sanığın tekrar kahvehaneye gelerek, para lazım olduğunu, kendisinde bulunmadığını, daha sonra bankadan çekip vereceğini söyleyerek müştekiden 250 TL istediği, müştekinin de sanığa güvenerek istediği parayı verdiği, ancak sanığın parayı aldıktan sonra bir daha geri dönmeyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle müştekiyi dolandırdığının iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ifadesi, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.