Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10611 E. 2014/4387 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10611
KARAR NO : 2014/4387
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın işlerinin bozulması nedeniyle maddi sıkıntıya düştüğü, bankalardan aldığı kredi kartlarının borçlarını ödeyemediği, bu nedenle kredi çekemediği, olay tarihinden bir hafta kadar önce …’deki bir barda kendini Kadir olarak tanıtan ve hakkında tefrik kararı verilen bir şahıs ile tanıştığı, sonraki günlerde bu şahısla samimi oldukları, sanığın maddi sıkıntılarını konuşurken Kadir isimli kişinin bu işi çözebileceğini ancak bu işin biraz pahalıya patlayacağını söylediği, sanıktan bir resim istediği ve bankadan kredi işini ayarlayacağını ve kredi alabileceğini beyan ettiği, sanığın bu şahsın teklifini kabul ettiği ve kendisine bir tane resim ile birlikte 700 TL’de para verdiği, ertesi gün bu kişinin üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan … adına düzenlenmiş bir nüfus cüzdanı ve ikametgah belgesi ile … olarak bir firmada çalıştığına ilişkin bir yazı getirdiği ve Vakıflar Bankası … Şubesinde işlemlerin tamam olduğunu bankaya giderek bu belgeleri vermesi halinde istediği krediyi çekebileceğini söylemesi üzerine, sanığın bu belgeleri alarak bankaya müracaat ettiği, ancak şüphelinin ibraz ettiği sahte kimlik belgesi ile daha öncede kredi başvurusu sırasında verilen evraklar arasında bulunan başka birinin fotoğrafı olan sahte kimlik belgesi fotokopisi üzerindeki kimlik verilme tarihi olan 02.08.2008 tarihinin hafta sonuna denk geldiğinin kayıt işlemi sırasında bilgisayar tarafından tespit edilmesi üzerine, banka görevlileri tarafından polise haber verildiği ve sanığın bankaya gelen polis ekipleri tarafından yakalandığı, olayda, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.