YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10645
KARAR NO : 2013/17714
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın annesi üzerine kayıtlı aracı satmak içi gazeteye araba satış ilanı verdiği, katılanın bu ilanı görerek sanığa telefonla ulaştığı, sanığın telefonda kendisini … olarak tanıttığı, aracın satışı konusunda 55.000 Euro’ya anlaştıkları, sanığın paraların sahte olup olmadığını kontrol ettirmek istemesi üzerine katılanın araç için anlaşılan miktarı sanığa teslim ettiği, daha sonra sanığın paraları katılana teslim etmeyerek noterin açılmasını beklemek için katılan ile beraber sanığın daha önceden tanıdığı bir emlakçıya gittikleri, sanığın bu kadar fazla parayı yanında taşımamak için bankaya yatırmaya gitmesi gerektiğini söyleyerek katılanın yanından ayrıldığı, katılanın daha sonra sanığa bir daha ulaşamadığı ve sanığın böylece üzerine atılı
suçu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın mahkemede alınan savunmasında suçu ikrar etmesi karşısında sanık hakkında mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm kısmına, “sanığın Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.06.2003 gün ve 1999/2429 esas, 2003/263 karar sayılı tekerrüre esas mahkumiyeti nedeni ile hükmolunan cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.