Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11088 E. 2012/46060 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11088
KARAR NO : 2012/46060
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan …’a ait …
plakalı aracı yanıcı bir madde atmak suretiyle yaktığı, araç yakınında bulunan diğer katılanlar … ve … ile müşteki …’nun işyerlerinin ve evlerinin de zarar görmesine neden olduğu anlaşılmakla, atılı suçun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılan …’a ait aracı yaktığı sırada araç yakınında bulunan ev ve işyerlerinin de yanabileceğini öngörüp eylemine devam ettiğinin anlaşılması karşısında; katılan …’a karşı doğrudan kast, katılanlar … ve … ile müşteki …’ya karşı ise olası kast ile yakarak mala zarar verme suçlarını işlediği ve yüklenen suçlardan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Temel ceza belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesine ve oluşa göre, sanık hakkında TCK 151/1 maddesi uyarınca belirlenen temel cezanının TCK 152/2-a-son maddeleri gereğince üst sınırdan uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmeyerek bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargılama sırasında vekil ile temsil edilen katılan … yerine, vekalet ücretinin katılan … yararına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan vekalet ücretine ilişkin kısım tamamen çıkartılarak yerine “Duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … lehine takdir edilen 575 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.