Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11574 E. 2014/5131 K. 19.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11574
KARAR NO : 2014/5131
KARAR TARİHİ : 19.03.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan İlişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suça sürüklenen çocuğun 2008 yılı içerisinde, müştekinin işyerine müşteri olarak gelip, adının … olduğunu, … Barosuna kayıtlı Avukat …’ün akrabası olduğunu söyleyip 1 adet kot pantolon ve 1 adet tişört aldığı ve toplam 200 TL tutan borcunu …’ün ödeyeceğini söylerek ayrılmasının ardından müştekinin …’ü araması üzerine, sahsın suça sürüklenen çocuğu tanımadığını ve alışveriş için göndermediğini belirtiği, suça sürüklenen çocuğun 09/12/2008 günü bu defa aynı müştekinin … Tekstil isimli diğer işyerine müşteri olarak girip kendisini …’nda kuyumcu dükkanı işleten …’in yanında çalışan kişi olarak tanıtıp kot pantolon, kazak ve bere almak istediği, parasının… tarafından ödeneceğini söyledikten sonra işyerinde müştekiyi görünce panikleyip kaçmaya çalıştığı, ancak yakalanıp olay yerine çağrılan polise teslim edildiği, suça sürüklenen çocuğun eyleminin zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında dolandırıcılık suçundan temel ceza tayini sırasında, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi yerine 151/1. maddesi yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasına hükmedilmemiş olması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesine aykırı olarak, suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK’nın 150/2.maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii için suça sürüklenen çocuktan vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, “içerisinde müdafiilik ücretleri bulunan yargılama gideri” paragrafının tamamen çıkartılarak yerine “yargılama gideri olan 2 davetiye gideri 9 TL, 1 adet posta gideri 1 TL olmak üzere toplam 10 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına” cümlesinin eklenilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.