YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11644
KARAR NO : 2014/4975
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın yakalanamayan … isimli bir bayan ile fikir birliği içinde hareket ederek müştekiyi … ile evlenme konusunda ikna ettikleri, müştekinin bu haber üzerine… ilçesine geldiği ve … isimli bayan ile tanıştığı, …’nin annesine verilmek üzere müştekiden süt parası adı altında 1.000 TL para aldığı, daha sonra tarafların tekrar buluşmak üzere ayrıldıkları, yaklaşık 15-20 gün geçtikten sonra sanığın müştekinin ikametine gelerek “…’nin eşyalarını memleketten getireceğiz” diyerek müştekiden nakliye parası olarak 3.000 TL almak suretiyle haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK’nın 51. maddesi gereğince, sadece hapis cezasının ertelenmesi mümkün olup, adli para cezasının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanığa adli para ceza tayin edilmesine ilişkin hükümde yer alan “120 gün”, “100 gün” ve “2.000 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün” “4 gün” ve “80 TL” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.