Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11656 E. 2012/43207 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11656
KARAR NO : 2012/43207
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış olan kamu davasının Pendik 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2008 tarih ve 2007/56 esas ve 2008/688 karar sayılı kararı ile Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/281 esas dosyasında birleştirildiği söz konusu evrakın dosya içerisinde bulunduğu halde bu suç açısından hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesinden bu yönde bir karar alınması mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, sahte sürücü belgesi gösterek kiraladığı otoyu sahte plaka takarak satmak şeklinde belirlenen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak
Mahkemenin 765 Sayılı TCK’nun 503/1 maddesi gereği temel cezayı alt sınırdan tayin edip, indirim uygulamadığı göz önüne alındığında 5237 Sayılı TCK’nun 157/1 maddesinin daha lehe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.