Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11695 E. 2014/5039 K. 18.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11695
KARAR NO : 2014/5039
KARAR TARİHİ : 18.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların şikayetçiye ait işyerine gittikleri, sanık …’nın kendisini polis memuru … olarak tanıttığı ve toplam değeri 330 TL olan katmer saçı, ütü, setüstü ocak, mini masa, ve elektrikli şohben aldığı, karşılık olarak şikayetçiye borçlusu … yazılı 360 TL bedelli senedi tanzim ederek verdiği, bu sırada diğer sanık …’in de dükkana gelip şikayetçiye değişik eşya fiyatları sorarak dikkatini dağıttığı, daha sonra her iki sanığın alınan malları sanık …’e ait araç ile götürürlerken ihbar üzerine suç konusu mallarla birlikte yakalandıkları olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanıklar hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanıkların suça konu malları hakimiyet alanlarına alıp işyerinden ayrıldıkları ve böylelikle menfaati temin ettikleri anlaşıldığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığına yönelik ve hükümde ”sanıkların suçun işleniş şekli dikkate alındığında ortaya çıkan olumsuz kişilikleri nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının takdiren oluşmadığı” şeklindeki gerekçenin yasal ve yeterli olduğu cihetle, tebliğnamedeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik gerekçenin yasal olmadığına dair bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.