YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11706
KARAR NO : 2013/14594
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek, sanıklardan …’ın kendisini “…” ismi ile tanıtıp yakınlık kurduğu katılana gömü altın bulduklarını, ellerinde 2500 adet altın bulunduğunu söyleyip bir adet gerçek altını da çıkarıp katılana gösterdiği ve düşünürse kendisini aramasını söyleyip telefon numarası verdiği, iki gün sonra olay günü yanında kardeşi tanık … ile birlikte ve beraberindeki 15.000 TL para ile sanık …’la buluşan katılan …’ın parayı poşete koyduğu esnada sanığın poşeti katılanın elinden kaparak kaçtığı, bu esnada olayın başından beri katılan ve sanık …’ı takip etmekte olan diğer sanık …’ın da sanık … ile birlikte kaçarak olay yerinden uzaklaştığı,
bilahare suçlu albümü ve temin edilen fotoğrafları üzerinden katılan ve tanığın her iki sanığı da teşhis ettikleri, sanık …’ın katılana irtibat numarası olarak verdiği cep telefonu hattının kendi üzerine kayıtlı olduğunun anlaşıldığı olayda, katılan parayı sanığa rızaen teslim etmediğinden eylemin hırsızlık suçunu teşkil ettiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.