Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11767 E. 2012/46217 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11767
KARAR NO : 2012/46217
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle;
2-Mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Olay günü gece sayılan zaman dilimi olan 00:30 saatlerinde kız meslek lisesi içerisinde bulunan müşteki …’in işlettiği kantine, binanın batı cephesine bakan ve zemininden 80 cm yükseklikteki aliminyum doğrama penceresi üzerindeki demir korkuluk demirlerinin sökülerek girildiği, içeriden bir koli çikolatalı gofret ile bir koli bisküvi ve 10 TL civarında paranın çalındığı, tanık …’in ihbar etmesiyle suça sürüklenen çocuk … Yaktın’ın okul duvarının dışında sokak üzerinde yakalandığı olayda; tanık …’in yaşının büyük olduğunu tahmin ettiği bir şahsın okul tarafından aldığı birkaç tane kutuyu bahçe duvarının dışında bulunan suça sürüklenen çocuk …’a verdiğini gördüğünü beyan etmesi, suça sürüklenen çocuk …’ın savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, kolluk tarafından tutulan 23.03.2009 tarihli tutanak da suça sürüklenen çocuk …’ın… Mahallesi 1060 Sokak üzerinde kucağında bir koli ile görüldüğünün açıklanması karşısında; suça sürüklenen çocuğun yüklenen mala zarar verme ve işyeri dokulunmazlığının ihlali suçlarını işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi.
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğudan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Okul binası içerisinde bulunan kantinin aliminyum doğrama penceresi üzerindeki korkulukların sökülerek okul kantininden hırsızlık yapılması olayı ile ilgili olarak dinlenen tanık … “pencereden baktığında kafasında şapka ve üzerinde mont olan bir şahsın okul tarafından getirdiği kolileri okul bahçesi dışında bulunan suça sürüklenen çocuğa verirken gördüğünü” beyan etmiştir. Suça sürüklenen çocuk olay yerinde kolilerle yakalanmıştır.
Mahkemece suça sürüklenen çocuğun hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş ise de temyiz incelemesi yapan 15. Ceza Dairesince hırsızlık suçundan kurulan hüküm oybirliği ile onanırken, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükümlerin oyçokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir.
Çoğunluğun bozma konusundaki kararına şu gerekçelerle katılmam mümkün değildir:
1-Suça sürüklenen çocuk ve yakalanamayan diğer sanıklar aynı suçları işleme kararı ile fikir birliği içerisinde suç mahalline gelmişlerdir. Olay tanığı Olayın sadece bir bölümünü gördüğünden mala zarar verme eğlemi ve işyeri dokunulmazlığına hangi sanıkların doğrudan katıldığı da tam olarak bilinmemektedir. Bu durumda failler arasında var olan birlikte suç işleme kararı, onları her bir suçun asli faili haline getirmektedir. Nitekim 5237 Sayılı TCK.nun 37.maddesinin gerekçesinde de bu husus vurgulanmaktadır.
2- Aynı suçu işlemek için, fikir birliği içerisinde suç mahalline gelip, planladıkları eylemleri gerçekleştiren faillerin eylemleri bölünerek, sadece o eylemden sorumlu oldukları kabul edildiği takdirde, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçunun da asli faili olarak kabul edilmesi mümkün olmayacağından, yardım eden olarak cezalandırılmasını gerektirir ki, bu durum hırsızlık suçundan verilen hükmün de sorgulanmasını zorunlu kılar. Böyle bir düşünce ise hatalı uygulamalara yol açar.
3-Suça sürüklenen çocuk uyuşmazlık konusu eylemlerde asli fail olarak kabul edilmez ise, o zaman yardım eden olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Aksi halde mahkemece ve çoğunluk tarafından kabul edildiği şekliyle, suç işlenirken dışarıda bekleyerek onlara gözcülük ve benzeri yardımda bulunan faillin eylemi suç olarak nitelendirilmemiş olur.
Açıklanan nedenlerle :