YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11945
KARAR NO : 2014/4928
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın …tarafından… vadisi olarak bilinen yerde …Müteahhitlik firmasına yaptırılan inşaatların mutfak dolaplarının yapımı ile ilgili taşeronluğunu üstlenip bu doğrultuda inşaat mahallinde imalathane kurduğu, sanığında katılan için mutfak dolaplarının montaj işini yaptığı, katılanın bilgisi ve rızası dışında sanık …’nin buradan 25 takım mutfak dolabını haklarında berat kararı verilen diğer sanıkların yardımı ile bir kamyona yükleyerek anlaşma yaptığı…’daki bir başka inşaata götürüp buraya montajını yaptığı, daha sonra olayın haber alınması üzerine götürülen 15 takım mutfak dolabının geri getirilip 10 takımının geri getirilmediği ve bundan kaynaklanan katılanın zararının da karşılanmadığı olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece delillerin takdir edilip karar yerinde tartışılarak hüküm kurulması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “500 gün” ve ” 10000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve ” 100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.