Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/121 E. 2012/33142 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/121
KARAR NO : 2012/33142
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Emniyeti Suistimal
HÜKÜM : Ortadan Kaldırma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan 765 sayılı TCK.nun 510.maddesi uyarınca, 03.10.2002 tarihinden mahkumiyetine dair karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 14.11.2002 tarihinde kesinleşmesi üzerine, 2001/158 E, 2002/393 K ve 2002/2-362 numaralı ilamın infazına başlandığı, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesince infazına başlanılan ilamın hükümlüsü hakkında, 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin belirlenmesi ve uygulanabilmesi amacıyla uyarlama yargılamasının evrak üzerinden yapıldığı, 08.09.2005 tarihinde, ilamın aynen infazına karar verildiği, kararın hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtayca yapılan 05.06.2006 tarihli incelemede; “hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılamasının evrak üzerinden yapılmasının yasaya aykırı bulunduğu” gerekçeleri gösterilerek kararın bozularak mahalline iade edildiği, ikinci kez lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama neticesinde; “hükümlü hakkında açılmış olan davanın, 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 29.11.2000 tarihinden hüküm tarihi olan 25.09.2008 tarihi itibariyle dolduğu” gerekçeleri ile davanın ortadan kaldırılmasına dair 25.09.2008 tarihli kararın verildiği, katılan vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine yapılan incelemede;
5349 sayılı kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun yürürlülük ve uygulama şekli hakkında kanunun 9/3.maddesine göre “kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz” hükmü uyarınca dava zamanaşımı süresinin ancak hükmün kesinleşmesine kadar söz konusu olabileceği anlaşıldığından, mahkemece lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla uyarlama yargılamasına devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.