YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12432
KARAR NO : 2013/815
KARAR TARİHİ : 21.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Basit Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların, katılanın başkanı olduğu derneğe tahsis edilen katılana ait yerin işletilmesi için kiraladıkları, ancak kirayı ödeyemediklerinden katılan … tarafından tahliyelerinin istendiği, bu nedenle katılanlarla tartıştıkları, tartışma sırasında katılanları basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları ve camları kırdıklarının iddia edildiği olayda;
1)Mala zarar verme suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların katılan …’a ait yeri Niğdeliler Derneği lokali olarak işlettikleri ve zilyetliklerinin devam ettiği, … yerlerine ait camların kırılması karşısında mala zarar verme suçunun unsurları oluşmayacağı gözletilmeyerek beraat kararı yerine mahkumiyet kararı verilmesi,
2)Kasten yaralama suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nun 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı, sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçunda dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılandan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu yaralama eyleminden dolayı “zarar giderilmediği” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.