YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12433
KARAR NO : 2013/810
KARAR TARİHİ : 21.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, basit yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Katılan sanık … hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçiye katılma haklarının hatırlatılmaması karşısında, 5271 sayılı CMK.un 260.maddesinin 1.fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek CMK.nın 137/2 maddesi gereğince davaya katılmasına karar verilip yapılan incelemede;
Katılan sanık hakkında Basit Yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanıkların bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2)Katılan sanık … hakkında hakaret, kamu malına zarar verme ve basit yaralama, Sanık … hakkında hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; katılan sanık ve sanığın, olay tarihinden önce içme suyu kaynağı sebebiyle katılan sanık … ile aralarında itilaf bulunduğu , söz konusu su kaynağının kapağının kırıldığı ve su kaynağının yakınında karşılaştıkları burada katılan sanık …’e hakaret ettikleri ve katılan sanık …’ın kasten yaraladığı şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eylemlerinin hakaret, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğuna dair yeterli, her türlü şüpheden uzak,kesin, inandırıcı delil elde edilemediğine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş.İl özel idaresi görevlilerinin de … ve … olarak belirlendiği ancak mala zarar verme olayından sonra tutanak tutmak için geldiklerinin anlaşılması karşısında dinlenilmelerinin dosya kapsamında sonuca etkili olmayacağı kabul edildiğinden tebliğnamedeki düşünce katılınmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.