YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1245
KARAR NO : 2013/14916
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ve katılan arasında finansal kiralama ilişkisi çerçevesinde bir hizmet ilişkisinin bulunması, katılanın da bu ilişki gereği kendisine teslim edilen eşyayı iade etmemesi karşısında, eylemin kabulü durumunda, 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşacağı anlaşılmakla söz konusu eylemin TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile şirket müdürlüğü görevini yaptığı firmaya taş kırma araçlarını kiraladığı, ancak kira ücretlerini ödemediği, bunun üzerine kendisine noterden usulüne uygun ihtarname çekildiği, sanığın ihbarnameyi 13.11.2006 tarihinde tebliğ aldığı, ihtarnameye rağmen makinelerin teslim edilmediği, böylece, sanığın kendisine teslim edilen eşyayı iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın söz konusu araçların çalıştıkları taş ocağında meydana gelen göçük altında kaldıkları gerekçesiyle iade edemediğinin söylemesinin karşısında, sanık tarafından iddia edildiği gibi taş ocağında bir göçük olup olmadığı, eğer olduysa bu göçükte hangi araçların zarar gördüğünün araştırılması, bunlara ait bilgi ve belgelerin getirtilmesi, buna göre sanığın suç kastıyla hareket edip etmediğinin belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.