YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12513
KARAR NO : 2013/18274
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan kurumda sözleşmeli avukat olarak çalışan sanığın, olay tarihinde dava açmak üzere kendisine avans olarak verilen 25.533.50 TL parayı bir hafta içinde avansı kapatmadan iki ay sekiz gün süreyle uhdesinde bulundurduğu iddiasıyla açılan davada suçun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, atılı suçtan kurulan beraat hükümlerinin ONANMASINA,
2-)Görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak
5237 sayılı TCK’nın 257. maddesinde hükümden sonra 08/12/2010 tarihli ve 6086 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.