YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12532
KARAR NO : 2013/1743
KARAR TARİHİ : 31.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda;
Müştekiler ile tarla sulama meselesi yüzünden aralarında husumet bulunan sanığın, müştekilerin kullanımında olan topraktan yapılı su kanalını traktörün arkasında bulunan kepçe ile bozmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuş ise de; mahallinde yapılan keşifteki gözlemde söz konusu su bendinin topraktan yapılma olduğunun belirtildiği, yine düzenlenen bilirkişi raporunda yıkıldığı iddia edilen bölgelerde kanalların toprak olması, hiçbir betonarme yapının bulunmaması, … makinası izi olmaması, bitki ve ağaç köklerinin kopmamış ve kanal içinde olması gibi sebepler sonucu sel gibi yüksek debili su akışında kanalların doğal yollarla yıkıldığı kanatine varıldığının belirtilmesi, diğer sanık …’in söz konusu kanalın yönünü kendisinin değiştirdiğine ilişkin beyanı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosyaya yansıyan mahkumiyetine yeter nitelikte başkaca delil bulunmaması karşısında sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 31.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.