YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1262
KARAR NO : 2013/14926
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın üzerine kayıtlı aracı satmak için gazeteye ilan verdiği, katılanın ilan vasıtasıyla gördüğü aracı almak için arkadaşı tanık …’den aracı görmesini istediği, tanık …’nin araca baktığı ve aracın satışı konusunda sanığın oğlu olan ve kovuşturma aşamasında bulunamaması nedeniyle yargılaması yapılamayan diğer sanık … ile anlaştıkları, olay tarihinde satışı yapmak katılanın tanık … ile birlikte sanığın da diğer sanık … ile birlikte notere geldikleri, satış esnasında katılanın aracın ücretini diğer sanık …’e verdiği, …’in parayı alarak noterden dışarı çıktığı, imzalar atılacakken sanık …’nin katılana aracın satışı için ne kadara anlaştıklarını sorduğu, katılanın önceden anlaşılan
miktarı söylemesi üzerine sanığın ben o paraya aracı satmam diyerek araç satış sözleşmesini imzalamadığı, bunun üzerine katılanın …’i bulmak için dışarı çıktığı ancak bulamadığı ve parasını geri alamadığı şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından, adli para cezalarının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “1000 gün” ve “20.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.