YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12848
KARAR NO : 2014/4798
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında belirlenen gün sayısı, paraya çevrilirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2. maddesi gösterilmemiş ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki …’ün, işçisi olan müşteki Hatem’e 550 TL para vererek …’a yatırması için bankaya gönderdiği, müşteki …’in bankaya gidip sıra beklediği sırada yanına yaklaşan sanığın “Sen …’ün orada çalışıyorsun, …’nun arkasında dükkânınız var, elektrik üzerine çalışıyorsunuz, ben ustanın ahbabıyım, ismim …” diyerek güvenini kazandıktan sonra müştekiye, burada niçin beklediğini sorduğu, müştekinin de, patronunun parasını yatıracağını söylemesi üzerine, sanığın, “parayı ve banka hesap kartını bara ver, ben yatırayım, sen sıra bekleme” diyerek aldığı, bankanın alt kısmına inip geri gelerek parayı yatırmış gibi yaptığı, banka kartını da müştekiye iade edip olay yerinden hızla uzaklaştığı, müştekinin iş yerine gidince, patronunun makbuz istemesi üzerine durumun anlaşıldığı, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları, teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.