YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12996
KARAR NO : 2014/5600
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre bedelsiz senedi kullanma suçundan mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile koyması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanık …’ın eski eşi olan sanık … ile birlikte işlettikleri şirketin ticari faaliyetleri kapsamında ellerine geçen suça konu müşteri senedini katılanın yetkilisi olduğu şirketten aldıkları mala karşı verdikleri, katılan firmanın senedi tahsili için ciro ederek bankaya verdikleri ancak protesto edilmesine rağmen senedin ödenmemesi üzerine, sanıkların bu kez suça konu senedi geri alıp yerine iki adet çek verdikleri, senedin üzerinde bulunan katılan firmaya ait tahsil cirosunun çizilmemesi ve mevcut hali itibarı ile katılan firmanın senette ciranta olarak görünmesi nedeniyle, sanıklardan …’ın anılan senedi bedelsiz kalmış olmasına rağmen icra takibine konu ettiği olayda, mahkemenin “bedelsiz senedi kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “100 gün” ve “2.000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.