Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13011 E. 2014/5810 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13011
KARAR NO : 2014/5810
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın ortağı ve yetkilisi olduğu … İç ve Dış Tic. Paz. Ltd. Şti’nde satış ve pazarlama elemanı olarak çalıştığı, kendisine değişik zamanlarda satılması için teslim edilen 22 adet temizlik sistemi ürünü tabir edilen makinelerin satıldığını söyleyip buna ilişkin bonolar ibraz etmesi nedeniyle zikredilen ürünlerin teslimine devam edildiği, senetlerin vade tarihlerinde ödeme gerçekleşmeyince yapılan araştırma sonucunda, sanık tarafından şirkete verilen senet ve belgelerin sahte olduğu, ürünlerin satışları yapılmış gibi gösterilerek şirkete teslim edilen senetlerin imzalarının sahte, adreslerinin uydurma oldukları tespit edildiği, satılmış görünen makinelerin bir kısmının sanığa ait kömürlükte bulunduğu olayda;
1-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın çalıştığı firma tarafından satılmak üzere kendisine teslim edilen suça konu makinelerin bir kısmının sanığa ait kömürlükte bulunmuş olması, sahte teslimat belgelerindeki ve bir kısım hayali müşteriler adına düzenlenen senetlerdeki imzaların sanığa ait olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edilmesi karşısında, sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “75 gün”, “62 gün” ve “1240 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla “5 gün” , “6 gün”, “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın sahte olarak …, …, …, …, …,… ve … adlarına düzenlediği senetlerin bono vasfında olduklarının ve bononun zorunlu tüm yasal unsurlarını taşıdıklarının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.