Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13091 E. 2014/5518 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13091
KARAR NO : 2014/5518
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’a hükmedilen cezanın nev’i ve miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından, sanığın duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; …’ın, hayvancılıkla uğraşan katılan …’i telefonla arayarak senin hayvanlarına bakmaya geleceğiz dediği, …’in kabul etmesi üzerine 27/02/2008 tarihinde beraat eden sanıklar …ve …’nin sanık … ile birlikte …’in … beldesindeki evine gittikleri, sanık …’in 30 adet hayvana alıcı olduğu, …’in ise koyunları ancak … yada …’in kefil olması halinde satabileceğini,
aksi halde hayvanları vermeyeceğini belirttiği, bunun üzerine sanık …’in bize şimdilik üç adet koyun ve parasını da salı günü hayvan pazarında sana verelim dediği, …’in de bu teklifi kabul etmesi üzerine üç adet koyunu alarak …’in yanından ayrıldıkları, bu olaydan bir gün sonra kendisini … olarak tanıtan sanık …’ın kendi adına kayıtlı telefondan katılan …’i arayarak “ Ben …, şu an …’deyim, salı günü akşam döneceğim, 30 tane koyunun …’e ver ben kefilim “ dediği, sanık …’in yine gün içerisinde birkaç kez daha arayarak sanığa …’e kendisini …olarak inandırmaya çalıştığı, ancak …’in durumdan şüphelenmesi üzerine gerçek …’i telefonla arayarak durumu anlattığı, …’in kendisini herhangi bir şekilde aramadığını öğrenmesi üzerine olayı kolluk kuvvetlerine bildirdiği, 29.02.2008 tarihinde sanıklar …, … ve …’in, 30 adet koyunu almak amacıyla katılan …’in evine geldikleri, sanık …’in diğer sanık …’dan koyunları ahırdan çıkarmasını istediği, bu sırada jandarma görevlilerinin geldiği, kaçmaya çalışan sanıklar … ve …’in görevliler, diğer sanık …’ın da katılan tarafından yakalandığı, böylelikle 29/02/2008 tarihinde gerçekleşen dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hak yoksunluklarının infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür.
Sanık …’in …’in 27/02/2008 tarihinde katılan …’den 3 adet kuzu alıp bedelini ödememek suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikten sonra bu kez 29/02/2008 tarihinde de dolandırıcılığa teşebbüs ettiği dosya kapsamından anlaşıldığı halde, adı geçen sanık hakkında TCK’nın 157/1,43/1 maddelerinin uygulanarak ceza tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanıklar …’in …’in ile sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.