Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13192 E. 2014/5792 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13192
KARAR NO : 2014/5792
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan …ile 08.12.2004 tarihinde üye iş yeri sözleşmesi imzalayarak pos cihazı kiraladığı, ancak sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle katılan şirket tarafından sözleşmesinin feshedilerek, pos cihazını teslim etmesi veya bedelini ödemesi için 30.05.2006 tarihinde noter aracılığıyla ihtarname çekildiği, buna rağmen sanığın suça konu pos cihazını iade etmediği gibi parasını da ödemeyerek atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, sözleşme içeriği, noter ihtarnamesi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık hakkında yargılama sürecindeki olumsuz kişiliği gerekçe gösterilerek takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildikten sonra bu sefer aynı gerekçenin olumlu olarak değerlendirilerek TCK’nın 62. maddesinin uygulanması suretiyle hüküm fıkrasında çelişki oluşturulması aleyhe temyiz bulunmadığından; sanığın, katılanın zararını gidermediği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (c) bendinde yazılı “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediğinin sanığa sorulmasının sonuca etkisi olmadığından, bu hususlarda bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesi olarak TCK’nın 155/2. maddesi yerine 157/1 maddesinin yazılması suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. Maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “90 gün”,”75 gün” ve “ 1500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün“, “4 gün” ve “80 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının ilgili kısmına TCK’nın 157/1. maddesi yerine 155/2. maddesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.