YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13201
KARAR NO : 2014/5447
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, süt ve peynir satıcılığı yapan katılanı yanlarına çağırdığı ve peynir alacağını söylediği, birlikte birahaneden dışarı çıktıkları, şüphelinin katılandan 30 TL’lik peynir aldığı ve adli emanetinin 2009/466 sırasında kayıtlı 4 adet 500 ibareli Brezilya parasını katılana vererek, bu paraların 2.000,00 TL ettiğini söylediği ve katılandan 600 TL para üstü alarak kalan parayı cenazesi olduğunu söyleyip hayır için camiye bağışlamasını söylediği, katlanın daha sonra Brezilya paralarını bankaya götürdüğünde alım-satımının yapılmadığını öğrendiği olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığı adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunduğu halde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve ayrıca TCK’nın 53. maddesi uygulamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen bu düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık tarafından katılana verilen adli emanetin 2009/466 sırasına kayıtlı Brezilya paralarının sahte olmadığının anlaşılması karşısında, katılana iadesi yerine TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 54. Maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Adli emanetin 2009/466 sırasına kayıtlı Brezilya paralarının sahibi olan katılana iadesine” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi