Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13218 E. 2014/5436 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13218
KARAR NO : 2014/5436
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar …ve …’ın … Kozmetik Ltd Şirketi’nden bir kısım üyelerin kimlik fotokopilerini ve üyelik bilgilerini belirlenemeyen bir şekilde ele geçirip kozmetik ürünleri pazarlayan firmaya sahte kimlikler ile sipariş verip, siparişlerin dağıtımını yapan müşteki kargo şirketine de kendi kimliklerini farklı şekillerde bildirerek, gönderilen kozmetik ürünlerini kendilerine gönderilmiş gibi gösterip sipariş veren kişinin iş yoğunluğu ve rahatsızlık gibi gerekçelerle gelemediğinden bahisle onun adına imza ile sipariş mallarını alıp, teslimden sonraki tarihte belirlenen ödeme vadesinde de firmaya bedelini ödemedikleri, firma ile katılan … şirketi arasındaki anlaşma gereği mal asıl alana ulaşmadığı için kargo tarafından bu malların bedelinin … firmasına ödendiği sanıkların 24 kez bu işlemi yapmak suretiyle katılan firmayı dolandırdıkları; Sanık …’in, …’ın arkadaşı olup sipariş kargo şirketine geldiğinde kendi aralarında bölüşüp malın sipariş verilen üye adına alınması için tek tek ve ayrı ayrı gittikleri, malları teslim alırken …’in kendisini … olarak tanıtarak, …’ın ise sadece sahte imza atıp malı teslim aldıkları olayda, sanıklar yönünden dolandırıcılık suçunun oluştuğuna, suça sürüklenen çocuk yönünden mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
15.11.2009 tarihli ekspertiz raporuna göre, 17-18-20 ve 21 olarak işaretlendirilmiş taşıma irsaliyelerinin teslim alan kısmı altındaki … imzalarının … elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel değerlendirildiği, ancak inceleme konusu yazıların sınırlı sayıda olması nedeniyle tam bir kanaate ulaşılamadığının belirtilmiş olması ve tanık …’da dahil kargo çalışanlarının 19/01/2009 tarihinde yapılan yüzleştirmede suça sürüklenen çocuğu teşhis edememeleri karşısında tebliğnamedeki suça sürüklenen çocuk yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/03/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.