Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13252 E. 2012/44558 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13252
KARAR NO : 2012/44558
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılan şirket yetkilisi …’a kendisini telefonda … ismiyle tanıtıp kükürt alımı konusunda anlaşması, bu alışveriş nedeniyle üç parti halinde kendisine teslim edilen mallara karşılık A…ubesine ait 20/07/2010 ve 12.500 TL bedelli; …Şubesine ait 20/08/2010 keşide tarihli ve 6.000 TL bedelli sahte çekleri, arkasına … ismi ile ciro ederek vermesi şeklinde gerçekleşen eylemde;
Sanık hakkında iddianamede 158/1-f maddesinden dava açıldığı, esas hakkındaki mütalaada bu maddeden cezalandırma talep edildiği, mahkemenin de 158/1-f maddesini gerekçe göstererek uygulama yaptığı “son” maddesini uygulamadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki ek savunma verilmesi yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-Dolandırıcılık eyleminin sahte çekler kullanılmak suretiyle, banka aracı kullanılarak işlenmesi karşısında TCK 158/1-f bendinde sayılan hallerde “son” fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Şirket temsilcisi …’ın 25.08.2010 tarihli savcılık ifadesi ve aşamalarda değişmeyen anlatımlarında, sanığa gönderilen kükürtlerin tamamı üzerinde anlaştıkları ve bu anlaşma uyarınca üç parti halinde teslim yapıldığı anlaşıldığından eylemin tek suç olduğu gözetilmeden birden fazla işlem kabulü ile TCK 43/1 maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca cezanın miktarı itibariyle kazanılmış hakkın gözetilmesine, 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.