YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13266
KARAR NO : 2014/5704
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İnternet ortamında 2007 yılı Mayıs ayı içinde arkadaşlık kuran taraflardan biri olan ve o dönemde…’da Ulaştırma Onbaşı olarak askerlik görevini ifa eden sanığın, kendini Tbp. Yzb…. şeklinde tanıtması, evli olduğu halde, evli olduğunu saklayıp, evlenme vaadini içerir boş “reçetelere” mektuplar yazarak katılana göndermesi, Temmuz ayı içinde bir düğün vesilesiyle yüz yüze geldiklerinde, katılanın aile ve iş çevresine de yaptığı vazife ve ismi hususunda yalanlar söyleyerek oluşturduğu güven ortamı içinde, 2007 Kasım ve 2008 Mayıs ayı içinde muhtelif yalanlarla bankadan katılan adına çektirdiği kredilerden belirli miktarları gıyapta “halasının oğlu” olarak bildirdiği … adına havale ettirerek haksız yarar sağlaması, 2009 yılının Mart ayında gerçek kimliğinin ortaya çıkması ve ilişkilerinin bitmesini müteakip kredi taksitlerini ödemeye başlayan sanığın, Temmuz-Ağustos ayı taksitlerini ödemediğinde telefonla arayan katılana “… adını o..puya çıkarırım… bacaklarını kırarım…kafana da sıkarım…akıllı ol…” gibi sözleri sarfetmesi eylemlerinin “dolandırıcılık”; “tehdit”; “hakaret” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Tehdit” ve “Hakaret” suçlarından sanık hakkında verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelikte olmadığını takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
II) “Dolandırıcılık” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyizinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, TCK’nın 53.maddesinin 1-c bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, kendi üst soyu ve diğer kişiler yönünden ise “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 6. ana paragrafında yer alan TCK’nın 53.maddesinin tatbikine ilişkin kısmın hükümden çıkartılıp yerine “Sanığın, TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.