YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13308
KARAR NO : 2012/44063
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
Mala zarar verme suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 62 ve 52/2.maddeleri gereğince 3.100,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Düzce 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2012 tarihli ve 2011/349 esas, 2012/241 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/08/2012 gün ve 2012/13450/47261 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2012 gün ve 2012/223511 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 22/04/2011 tarihli ve 2011/4317 soruşturma, 2011/577 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açıldığı ve mahkemece bu suçtan yargılama yapıldığı halde, uygulanan kanun maddesinin kısa kararda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2.maddesi olarak, gerekçeli kararda ise aynı Kanun’un 125/1 ve 125/4.maddeleri olarak gösterilmesi suretiyle hükmün karıştırılmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü … hakkında Düzce C.Başsavcılığının 22.04.2011 günlü iddianamesi ile müştekinin aracına verdiği zarar nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 151/1.maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kısa kararda suç ismi olarak mala zarar verme gösterildiği ancak uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Yasanın 86/2.gereğince takdiren ve teşdiden 200 gün adli para cezası ile cezalandırıldığı buna karşın gerekçeli kararın anlatım kısmında yine mala zarar verme suçu tarif edilmesine karşın hüküm kısmında bu kez de TCK.nın 125/1, 125/4.maddeleri uyarınca 186 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi dikkate alındığında ortada dosya kapsamına uygun kısa ve gerekçeli karar bulunmayıp mahkemenin suçu ve cezayı alt ve üst sınırlar arasında ne şekilde takdir ettiği de anlaşılamadığından 5271 sayılı Yasanın 309/4-d kapsamında Dairemizce bir karar verilmesi olanaklı görülmemiştir. Bu nedenle; Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Düzce 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.03.2012 gün ve 2011/349 esas 2012/241 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.