Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13378 E. 2014/5540 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13378
KARAR NO : 2014/5540
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa hükmedilen cezanın nev’i ve miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından, sanığın duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek ve katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçinin 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin 1.fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı Kanun’un 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın… Barosu’na kayıtlı Avukat olarak görev yaptığı, olay tarihinde şikayetçinin yasal vekili olduğu, vekalet ilişkisine dayanarak …İcra Müdürlüğü’nün 2007/5661 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında, 14.12.2007 tarih 5913 sayılı ve 13.03.2008 tarih, 1498 sayılı reddiyat makbuzları ile tahsil ettiği toplam 33.381,37 TL’nin 13.000 TL’sini müvekkiline verip, kalan meblağı uhdesinde tuttuğu, sanığın böylece müvekkili adına tahsil ettiği paraların bir kısmını vermeksizin üzerinde tasarrufta bulunarak, şikayetçinin güvenini kötüye kullandığı, böylece müsnet suçu işlediği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi kanuna uygun olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1650 gün” “1375 gün” ve “27.500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.