Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13491 E. 2012/46639 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13491
KARAR NO : 2012/46639
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 11.05.2005 tarihinde …. plaka nolu araç ile…plaka nolu aracı kullanan … …ile kaza yapmadığı halde kaza yapmış gibi mizansen düzenleyip polis memurlarını aldatarak kaza tespit tutanağı düzenlettiği, bilahare … Çetinkurt’un katılan şirkete başvuru yaparak sigorta bedelini talep ettiği,ancak bir ihbar üzerine durumun farkedilmesi nedeniyle adı geçen ödeme yapılmadığı, sanık … hakında 07.11.2007 tarhli iddianame ile … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, sanık … …hakkında ise, 01.10.2007 tarihli iddianame ile … 4. Ağır Ceza Mahkemesine dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, … …isimli şahsın dolandırıcılık eylemine iştirak ettiği iddia olunan sanık …’in mahkumiyetine hükmedilmesi üzerine kararın adı geçen sanık tarafından temyiz edildiği, … …hakkında ise, mahkemenin 2007/227 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama sonunda verilen mahkumiyet kararının vaki temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24.12.2012 tarih ve 2012/ 127-46178 sayılı kararıyla 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, bu sebeble sanık … ile sanık … hakkındaki dosyaları birleştirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, ayrıca dosya içeriği ve … Çetinkurt’un sigorta şirketine gönderdiği 26.05.2005 tarihli faks dilekçesi ile aracında meydana gelen kaza nedeniyle tespit edilen hasar masrafının adına banka yoluyla havale edilmesini talep etmesine rağmen, sigorta şirket yetkililerinin kazanın oluşuna dair şüphesi üzerine hasar bedelinin ödenmediği, bu nedenle sigorta şirketine
26.05.2005 tarihinde yapılan başvurunun suç tarihi olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
26.05.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. Başkan V.