YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13754
KARAR NO : 2013/17680
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
14/12/2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-)Sanık … Yaztırmak hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın oğlunun asker arkadaşı olmasının verdiği yakınlıktan faydalanarak kendisinin oto alım satım işi yaptığını ve yurt dışından ucuz araç temin edebileceğine katılanı ikna ederek kendisinden 64.500 TL aldığı ve araç getirmediği gibi parasını da iade etmeyerek dolandırdığı iddiasıyla açılan davada;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanığın oluşu kabul edilen dolandırıcılık eyleminde, suç tarihinin en son menfaatin sağlandığı 14/09/2007 tarihi olduğu ve bu tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde suç tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK hükümleri uygulanarak mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, ceza süresi itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere, BOZULMASINA, 18/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.